| | Üretsiz Blog oluştur

YENİ BÖLÜM DİZİ İZLE DİZİ MÜZİKLERİ DİZİ FRAGMANLARI

EN COK SEYREDİLEN DİZİLER,VİDEOLAR,DİZİ MÜZİKLERİ,DİZİ FRAGMANLARI,DİZİ ÖZETLERİ

Canım Ailem 7.Bölüm

  canim_ailem_2036_c

Hikaye Karayip açıklarında lüks bir “Cruise” gemisinde başlar. 45 yaşına kadar hayatta hiç sorumluluk almamış, kız kardeşi ve eniştesini trafik kazasında kaybetmesinin ardından 3 yeğenine bakmak zorunda kalmasıyla yerleşik bir hayata geçen Samim, yıllar sonra terk edip gittiği nişanlısıyla aynı mahallede oturmaya başlar... Samim’in gemiden arkadaşı Ali(Ozan Güven) ise onunla tanıştıktan sonra bütün hayatını planladığını düşünür. Ama hayat siz plan yaparken başınıza gelen şeymiş… Ali günlerce kendini terk eden Ahsen’in izini sürer. Sonunda İstanbul’a geldiğini öğrenir ve onun bulabilmek için İstanbul’a gelir. İstanbul’da tanıdığı tek bir kişi vardır: Samim! Bir yandan aşık olduğu Seyhan, bir yandan peşini bırakmayan ilk aşk Ahsen! Ali iki aşk arasında bildiği her şeyi unutur… 
Bu kadar kesişen yollar arasında hayat kavga gürültü, neşe eğlence son hız devam etmekte... Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır...

BÖLÜM ÖZETİ:

Mert Can doğum gününde anne babasını özleyince, Samim küçük Can Can’ı neşelendirmek için tatil sözü verir. Samim karlı bir yere gitmek isteyen Mert Can ve çocukları Kartepe’ye götürecektir.   

Bu sırada Ali ve Seyhan arasında olanlar olmuştur. Ali Seyhan'ı düşünürken, Samim Mertcan'a verdiği sözü tutmak için planlar yapar. Bu planlara Meliha'yı da dahil eder. Ama bunun için önce Meliha’yı ikna etmesi gerekmektedir! 

Bu sırada Meliha ve Muazzez Hanım arasında barış olmuş, iş Feride’nin istenmesine kalmıştır. Kenan kız istemeye aile büyüğü olarak Samim’in gelmesini isteyince kıyamet kopar! 

Seyhan ise Halim’in evlilik tarihi sorusuna bir cevap bulmak zorundadır. Evlilik, Ali’yle karşılaştıktan sonra Seyhan’ın korkulu rüyası haline gelmiştir. 

Bütün ailenin heyecanla beklediği tatil planı, Ahsen’in İstanbul’a gelmesiyle sarsılır. Genç kadının bu ani ziyaretiyle birlikte yalnız tatil değil, kahramanlarımızın hayatı da yeniden alt üst olur. 

Elveda Rumeli - 54.Bölüm/Yeni Bölüm

elveda_rumeli_1024_1 Ramiz ve Mustafa, Mazhar Paşa’nın da onayıyla Dimitri’yi Vahide ve Feride ile takas etmek üzere harekete geçerler. Ramiz, Fatma’ya verdiği sözü tutup Vahide’yi geri getirmek için elinden geleni yapacaktır.  Mustafa ise, Dimitri’nin bir oyun daha oynamasına izin vermeyecektir.  
Diğer yandan, Abdül yakalanarak babası Mazhar Paşa’ya teslim edilir. Nevreste ile Namık’ın ise mutlu evliliği devam ederken, Münevver artık Namık’ın iş bulup çalışması gerektiğini düşünmektedir.  

YAPRAK DÖKÜMÜ 81.BÖLÜM ÖZET

                                                                yaprak 

"Yaprak Dökümü"de "son"bahar başlıyor!
                  
Kanal D’nin, başrollerinde Halil Ergün, Güven Hokna, Bennu Yıldırımlar, Caner Kurtaran, Deniz Çakır ve Bedia Ener’in oynadıkları, Tolga Karel, Fahriye Evcen, Ahmet Saraçoğlu, ve Seda Demir’in de önemli rollerini paylaştıkları, izlenme rekorları kıran dizisi “Yaprak Dökümü” yaz tatilinin ardından bu akşam yepyeni bölümüyle ve geçtiğimiz sezon kaldığı yerden izleyicileriyle yeniden buluşuyor.

Geçtiğimiz sezonun en flaş yapımları arasında yer alan “Yaprak Dökümü” yeni yayın döneminde Türkiye’yi yine ekran başına kilitleyecek. Yaz boyunca merak edilen soruların cevabı, sezonun nefes kesen ilk bölümünde ekrana gelecek..

Ferhunde evi terk etmiş, Şevket, Ferhunde’nin onu aldattığını babasının ağzından öğrenmiştir. Bundan sonra Ferhunde’yi hayatından tamamen çıkarabilecek midir?
Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım, zor görevlerini yerine getirmiş yorgun argın eve döndüklerinde kötü haberle karşılaşırlar. Necla şofbenden zehirlenerek hastaneye kaldırılmıştır. Ali Rıza Bey ve Hayriye Hanım için artık söz biter. Ama hastaneye gittiklerinde onları güzel bir sürpriz beklemektedir.
Her zorluktan daha da güçlenerek çıkan Ali Rıza Bey, geleceğe dair umudunu hiç bir zaman yitirmeyecektir.
Ferhunde de yeni hayatına emeklemeye başlamıştır. En umutsuz olduğu anda annesini karşısında görünce beklediği desteği bulur.
Öte yandan Cevriye Hanım, kimselere haber vermeden kendi evini satmış, parasını da getirip Tahsin’in önüne koymuştur. Tahsin bu beklenmedik jestin altında iki kat ezilir. Çünkü Cevriye Hanım artık temelli onların evinde kalmaya niyetlidir. Üstelik de verdiği parayı sürekli gündeme getirmekten de geri kalmaz. Kaybetme korkusuyla Necla’ya daha da yaklaşan Cem, Necla’dan hiç vazgeçemeyeceğini anlar.

KÜÇÜK KADINLAR 13.BÖLÜM ÖZET

                                         kckkdnlr 

Elif'e doğumgünü yemeğinde kötü sürpriz!

Timuçin, Elif’i annesinin gecikmeli kutlanan doğum günü yemeğine götürür. Bu durum hem Elif, hem de onlar için kötü bir sürpriz olur. Masada ortam gergindir. Annesi Utku’ya dönüş bileti göndermiştir. Utku konuyu konuşmak için Armi’ye gider. Eğer ona kal derse her şeyi göze alıp kalacaktır. Armi, Utku’dan duyduklarına inanamaz. Şiddete maruz kalan Cansu ise şoktadır. Cengiz’in  gazabından Şevkiye de nasibini alır. Kızların evine aklına estiği gibi girip çıkan Simge sonunda Hulusi’nin evine girer ve antika bir kaç parça eşyayı çalar. Hırsızlık ortaya çıkınca Hulusi polisten yardım ister. Ancak eşyaları hemen elden çıkarmak için antikacılara giden Simge kızları zan altında bırakır. Timuçin’in ailesi ile yemek yiyen Elif, gazetelere Kadir’in gelin adayı olarak çıkar. Kadir olayı kendi yöntemleri ile çözmeye çalışır. Timuçin’in annesi de Mihrace’den yardım ister. Yeliz, Cansu’yu görmek için halasına gitmek ister ve yine eniştesinin kurduğu bir kumpas ile karşı karşıya kalır. Hırsızlık olayını kısmen çözen Hulusi, bu olayı Utku’nun İngiltere’ye dönmesi için koz olarak kullanmaya karar verir.

YAPRAK DÖKÜMÜ YENİ SEZON FRAGMAN

KÜÇÜK KADINLAR 12.BÖLÜM ÖZET

kck 

Mihrace, Elif’i zor bir karara itiyor 

Mihrace’nin teklifi karşısında şoke olan Elif ne yapacağını şaşırıyor.
Mihrace’nin teklifi karşısında şoke olan Elif ne yapacağını şaşırır. Utku, Armi’ye öyle bir ceza keser ki, Armi şaşar kalır. Hulusi ve ailesi de Utku’ya tekrar İngiltere’ye dönmesi için baskı yaparlar. Cezası gereği her gün Utku ile iki saat görüşmek zorunda kalan Armi’nin yüreği onun gideceği gün yaklaştıkça  daralır. Yeliz’in Simge ile olan arkadaşlığı ilerledikçe daha da tehlikeli bir hal alır. Hulusi’nin evini soymaya karar veren Simge hırsızlık için hem Yeliz’i hem de Bade’yi onlara fark ettirmeden kullanır. Her gün kızların evine gelen Simge sonunda evin anahtarını da ele geçirir. Elif, Armi ile dertleşir. Elif, Timuçin’in annesine, kocasının Mihrace ile ilişkisi olduğunu söylerse işine devam edecek ancak onurunu yitirecektir. Onurunu seçerse de işsiz kalacak ve Cansu’yu mahkemede geri kazanmak zora girecektir. Onuru ve para arasında kalan Elif, Mihrace’ye bu işe onu bulaştırmaması için yalvarır. Ancak Mihrace kararlıdır, sözünden dönmez ve Elif seçimini yapar. Elif’in verdiği karar Mihrace’yi de harekete geçirir ve sonunda hep ertelediği bir kararı alır. Yeliz’den aldığı taktik ile Cansu, halasının evini altını üstüne getirir ve eniştesinin canını sıkar. Şevkiye onu korumaya çalışsa da Cengiz’in en sevdiği maketi kırınca olanlar olur. Yeliz’den sonra eniştenin karanlık yönü ile Cansu da tanışır.

CAN DÜNDAR'DAN EVLİLİK

Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi
bitirdiğim bir kurum benim için..
17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son
verdiği kurum aynı zamanda da...
Evliliğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belki de
kuruma inanmamaktan geçiyor.
Evliliği toplumun dayattığı şekilde
yaşamamaktan...
Nedir bu dayatmalar?
Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim
seviyesinin erkeğin lehine yada en azından eşit
olması

bunların sadece ikisi...
Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yaşça büyük
olmalı ki, kadına "höt" dediğinde oturmalı kadın...

Yada yumuşatıyorlar; efendim kadın erkekten önce
çöktüğü için (hani doğum felan) küçük olmalıymış
yaşı...
Eğitimde de böyle.. Kadının çok okumuşu bilmiş
olurmuş, evde kalmakmış layıkı....
Eşim benden 2 yaş büyük; ne "höt" dememe gerek kaldı
17 senede, ne de benden önce çöktü...

Yıllar içinde ben yaşlandıkça o gençleşti, "oo
Can bey kapmışınız çıtırı" esprilerine muhatap
dahi oldum.
Eşim 3 üniversite bitirdi; ben bir taneyi 9 senede
bitirdim..

Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik
baktım...
Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar
farklıdır der Halil Cibran...
Bunu unutmadık biz. Ben konuşurken o dinledi,
Ben dinlerken o konuştu 17 sene.

O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o "haklısın
bitanem..." dedik,

Öfke bitip fırtına durulduğunda "ama bir de böyle
düşün" de dedik fikrimizi savunurken.

Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi,
aynı amaç için savaşan neferlerdik bu hayatta...
Asla bilmedik ne kadar para kazandığımızı, ortak
cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..

Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon,
kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da
ama...
Sevginin en büyük dostuydu bizim için "güven"... Ve
güvenin ardına saklanmış bir "saygı" vardı daima...
Ne kavgalar, ne badireler atlattık 17 senede...

Eee ülkeler neler gördü, biz çekirdek aile mi
sütliman yaşayacaktık...

Öyle bir girdik ki birbirimize, ben ilk kez
odamın dışında yattım bir gece, misafir odasında...
Gece yarısı kapı açıldı, eşim "ne yapıyosun burda?"
diye sordu kapının eşiğinden,
"uyuyorum" dedim buz gibi bi sesle...
Gitti, gelmesi 1 dakikasını almıştı elinde
yastıkla... "kay yana" dedi daracık yatakta.
"ne yapıyosun?" dediğimde "benim yerim senin yanın,
sen gelmezsen ben gelirim" dedi...
Anladım ki o gece, en uzun kavgamız yat saatine
kadar sürecek...
Ve bence doğrusu da bu...
Özen gösterdik o günden sonra, evin her yerinde
kavga ettik, yatak odamız hariç..

Kırsak da zaman zaman kalplerimizi, asla kin
tutmadık birbirimize...
Toplum kurallarıyla oynasaydık bu oyunu belki de 41
inci çift olacaktık o listede...

Ama oyunun kurallarını biz koyduk... Ne de olsa
bizim oyunumuzdu, oynanan...
Evlilik; hesapsız içine dalınması gereken bir oyun
bence...
Topluma kulaklarını tıkayarak hem de... Ne benim, ne
de bizim sözlerimizle...
Sadece gönlünüzden geçtiğince...
Dediği gibi Ataol Behramoğlu'nun;
"...Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var: Yaşadın
mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene
karışırcasına.
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata
sunulmuş bir armağandır.
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana..."

DERMAN DİZİ ÖZET 2.BÖLÜM

DERMAN1
Derman, devlet hastanesinde işe başlıyor!

Derman aldığı karar doğrultusunda İstanbul’a yerleşmiştir ve burada yeni bir düzen kurmaya çalışmaktadır. Fakat çocukları, özellikle de Tuna bu yeni hayata adapte olmakta zorluk çekmekte, sürekli Amerika’ya dönmek istediğini söylemektedir.

Oğlunun Amerika’ya dönme isteğini öğrenen Koray, bu olayı fırsat bilir ve “Nasıl olsa Derman, Tuna’nın gitmesine izin vermez” diye düşünerek, oğlunun gözünde puan toplamak için Amerika’ya gitmesi konusunda Tuna’dan yana tavır koyar. Fakat Derman eski kocasının planını anlar ve bir karşı plan uygulamaya koyup herkesi şaşırtır.

Birçok özel hastanenin teklifini reddeden Derman, tayinini Aziz Toynaksız’ın çiftliğe çevirdiği hastaneye aldırır. Üçkağıtçı başhekim ve yardakçıları için artık işler eskisi kadar kolay değildir. Zira Derman her türlü zorluğa rağmen bu hastaneyi adam etmeye kararlıdır.

Babasını kontrol için hastaneye getiren Hakan, Derman’ın burada kalma kararını sevinçle karşılar. Ne var ki Sait Amca’nın sağlığı hakkında alınması gereken ciddi bir karar, Hakan’la Derman’ı yeniden karşı karşıya getirir.

DERMAN DİZİ ÖZET 1.BÖLÜM

derman

Hayat sürprizlerle doludur ve Derman’ın payına bu sürprizlerden oldukça büyük bir tanesi düşecektir!
Mesleğini ABD’de sürdürmekte olan dünyaca ünlü genel cerrah Derman Özersoy ünlü bir ameliyatı için çocukları Tuna ve Gökçe ile birlikte kısa bir süreliğine ülkesine gelir. Ne var ki hayat sürprizlerle doludur ve Derman’ın payına bu sürprizlerden oldukça büyük bir tanesi düşecektir.

İstanbul’a iner inmez kendini içinde bulacağı bir trafik kazası, Derman’ın yolunu dingonun ahırına dönmüş bir devlet hastanesiyle kesiştirir. Öyle bir hastane ki, her devrin adamı baş hekim Aziz Toynaksız’dan avantacı hastabakıcı Bayram Keleş’e güvenlik görevlisinden ambulans şoförüne, iffetine fazla düşkün hemşire Oya Bilir’den yükselmeye meraklı Doktor İffet’e ve diğer doktorlarına herkes başka bir alemdedir.

Öte yandan zamanında ülkeyi terk etmesinde öne mli rol oynayan eski eşi Koray da Derman’ın ülkeden ayrılışını engellemek için çeşitli planlar yapmaktadır.

Yeniden bir araya gelmek için olgunlaşmak dışında her yolu deneyen eski eşi Koray, tatsız bir tesadüf eseri karşılaştığı ve ilgi mi nefret mi duyduğunu henüz kendisinin de çözemediği Hakan adındaki hasta yakını, uzaklara gittiği için her fırsatta sitem eden ablası Feyzan milli değerlerine biraz fazlaca düşkün eniştesi Süleyman, bu kısa tatilde birazcık kafa dinlemeyi uman Derman’ın kafasını bambaşka sorularla doldurmuşlardır.

Derman için cevaplanması en acil soru ise, ilgisizliğin ve tıp etiğine aykırı binbir çeşit davranışın cirit attığı o hastaneyi gördüğünden beri her an kendisine sorduğu sorudur: “Ülkemin bana ihtiyacı varken benim oralarda ne işim var?”

KÜÇÜK KADINLAR 6.BÖLÜM ÖZET

kckkdnlr Elif, hırsızlıkla suçlanıyor

Utku’nun İngiltere’de bir sevgilisi olduğunu öğrenen Armağan çılgına döner. Utku’nun Armağanı öptüğünü öğrenen Ali, ondan hesap sormaya gider ve iki genç fena kapışırlar. Bilge’yi tetkikler için hastaneye götüren Elif, hemen ameliyat olmazsa kardeşini kaybedeceklerini öğrenir. Kızların ameliyat için acil para bulmaları gerekmektedir. İnadı yüzünden eve dönmeyen Yeliz ise büyük tehlike içindedir. Araba kullanmayı öğretme bahanesiyle eniştesi Yeliz ile ıssız bir yere gider. Ondan faydalanmak için içeceğine ilaç katar. İş arkadaşı Güneş’in çaldığı yüzük yüzünden Elif suçlanır. Annesinin kışkırtmasıyla Timuçin gerçeği öğrenmek için Elif’i zorlar ve onun kalbini kırar. Cansu’da gözü olan Şevkiye onu kardeşlerinden koparmak için mahkeme için delil toplamaya devam eder. Bilge için ameliyat parası bulamayan Elif halasından yardım almak zorunda kalır.Ş evkiye’nin beklediği an gelmiştir. Cansu’yu almak için uygun anı bekleyen Şevkiye harekete geçer.

list